Selamün aleyküm kardeşlerim. Sizlere arama-kurtarma çalışmalarına dair fikirlerimi paylaşmak istiyorum.

Malumunuz, "Size gelen musibet, kendi ellerinizle işlediğiniz (günahlar) yüzündendir." (Şura 30) ayeti Kerime'de olduğu gibi, Hadisi-i Şerifin ifadesiyle de "Zina, zulüm ve faiz yaygınlaşan toplum, Allahü Teâlâ'nın azabını hak etmiş olur." [Hakim]
Yukarıdaki ayet ve hadisten de anlaşılacağı üzere, Yüce Mevlam ülkeyi yöneten idareciler ve biz yönetilen halk olarak Allah'ın ipine sımsıkı sarılmadıkça hiç şüphe yok ki Yüce Mevlam, başımıza bela ve musibetler göndererek bize Kendi azamet, güç ve kudretini hatırlatmaya devam edecektir.

Hafazanallah.

Depremin bir beşiği sallarcasına Kahramanmaraş ve çevresini sarstığını öğrenmemizin hemen akabinde, Cansuyu Yardımlaşma Derneği Arama Kurtarma (CAK) olarak 18 kişilik bir ekiple depremin olduğu saatten itibaren aramızda oluşturduğumuz telefon zinciri vasıtasıyla CAK'ta görevli herkesin haberdar olmasının ardından malzeme yüklenmesi ile geçen zamanın ardından kısa zamanda yola koyulduk.

Ekipte yeralan hemen tüm kardeşlerim için de bu yolculuk bir 'ilk' idi.
Kahramanmaraş Göksun'a vardığımızda aralıksız devam eden arkçılar adeta 'arabamızı yer mi yutacak' hissini bizde uyandırdı.

Kahramanmaraş ile Göksun arasındaki 54 km'lik mesafeyi yapılan duble yolun yer yer çökmesi ve yoğun trafik sebebiyle dört saatte aldıktan sonra takriben saat 19'da il AFAD başkanlığına geldik.

Bize görev yeri olarak hemen bir enkaz gösterildi.
Binevler Mahallesi'ndeki görev yerine vardığımızda mahallenin hemen hemen dörtte birinin enkaza döndüğünü o sokakta ise HAK'işin ekipleri dışında başta AFAD olmak üzere hiçbir devlet ricalinin olmadığını üzülerek gördük.

Yeni bir ekibin gelmesiyle birlikte yerel halkın meraklı, bir o kadar da çaresiz olan yüzlerine (yiten ümitlerine rağmen) bir ümit pırıltısı yansıdığını farkettim.

İliklerimize kadar işleyen yağmurun ıslattığı kıyafetlerinizi, yaptığımız bu güzel işin yüreğimizde ve bedenimizde yaydığı sıcaklık la kuruttuk.

Enkazzede yakınlarından alğımız bilgiler ışığında çalışmalara başladık.

Enkaz altında ki Suriye'li bir kadını, üzerlerindeki birinci katı aştıktan sonra ikinci katın altında bulunan bir çifti, içimizdeki azmin büyüklüğüne mutenakız, teçhizat eksikliğinden dolayı kurtaramayarak orada bırakıp tekrar AFAD'döndük.

Yüreğimiz, aklımız ve tüm benliğimiz de enkaz altında kalmıştı.

İlk gün böyle geçti.

İkinci gün, enkaz altında bizi bekleyen insanların manevi çağrılarına kulak verip Amasya AFAD ekibiyle dört gün sürecek 'kader birliği'miz başladı.

Bir nasip olarak AFAD'ın nadide ekiplerinden birisi olan bu ekiple çok güzel çalışmalar yaptık.
Depremin sabaha karşı saat 04:17'de meydana gelmiş olması da bize çalışırken ilk olarak yatak odasından başlama fırsatını vermesi, başka bir şanstı.

Enkaz altındaki insanların salimen kurtulması için ekipteki tüm kardeşlerimle dualar okuduk.
Ruhunu teslim edenlere de Fatihalar bağışladık.

Gördüğümüz bir manzarada iki farklı babanın eşi ve çocuğu için kendi canından geçmesi hepimizi ayrıca duygulandırdı.

Ekip olarak onbir kişinin sağ olarak kurtulmasına vesile olduk elhamdülillah.
Sağ insana rastlama ümidinin hemen hemen tükendiği dördüncü gün beş kişi ve gerisinin de ertesi gün yola çıkmasıyla bu görevi bihakkın yerine getirdik.

Elhamdülillah.

Bu çalışmadan çıkarılacak dersler.

  • AFAD yetkililerinin dediği gibi (ama asla aslı da olmadığı gibi)
    Ülke olarak arama kurtarmada dünya birincisi olmak yerine, hemen her depremde yerle yeksan olmayacak, depreme dayanıklı sağlam bina inşasında dünya birincisi olmak gerek.
    *İnşaatların sağlam bir zemine yapılması elzemdir.
  • İnşaat denetimlerinin rüşvetten uzak bir şekilde liyakatli insanlar eliyle yapılması gerek.
  • MEB müfredatında' Kamu Düzeni ve Ahlakı adı altında bir ders konması lazım.
  • MEB müfredatına ayrıca Afet ve ilk Yardım adı altında bir ders konması lazım.
    Burada Tek devlet, tek Bayrak, tek Millet derken bunun gereği olarak bu büyüklükteki afetlere de hazırlıklı olmak, ona göre AFAD kurumunun yeniden şartlara uygun hazırlamak gerektiği anlaşılmaktadır.

Tek AFAD kurumu ile müdahale etmek geniş zarar gören alanlarda yetersiz kalmaktadır.
Zira bu depremde halkımız kenetlenmiş samimi STK'lar görevlerini elinden geldiği kadar yapmıştır. Bu STK içinde bulunan Cansuyu ve AGD gibi MİLKO kuruluşlarıda işin hakkını vermiş ve yöre halkının teveccühünü kazanmıştır. Unutmayalım ki deprem alanının genişliği batıdaki birçok ülkenin alanı kadardır.
Yüce Mevlam, bu ve benzeri afetleri bir daha bu kadirşinas milletimize göstermesin.
Bu depremde ebediyete irtihal etmiş olan vatandaşlarımıza rahmetiyle muamele eylesin, onların taksiratını affeylesin makamları ali mekanları Cennet olsun inşaallah. Amiin

0 Yorum

Yorum Yaz

E-posta adresiniz yayımlanmayacak. Zorunlu alanlar * ile işaretlenmiştir.

0 Yorum