Benim adım Arda. 15 yaşındayım. Büyüklerin ifadesine göre delikanlılık çağında, eğitimcilere göre ergenlik çağında, rehberlik öğretmenine göre kimlik arayışı içindeki bir gencim. Sizin anlayacağınız duygularımı ve düşüncelerimi düzene koymaya çalışan karmaşık bir bireyim.
Duygu ve düşünce durumumu nasıl düzeltirim diye düşündüm ve bir bilene sormak gerekir diye büyüklerime sordum. Sizlere büyüklerimden aldığım cevapları yazmak istiyorum.
“Besmelesiz iş köksüz olur.” ve “Allah’ın adıyla başlamayan her söz ve iş bereketsizdir sonuçsuzdur.” hadislerini söyleyip besmeleyle başlarsan sorunları çözersin dediler. Dersin başına oturdum. Besmele çektim. Sevmediğim fizik dersini sever hâle, anlamadığım felsefeyi anlar hâle gelmedim. Sonuçlar fizik notu da felsefe notunda zayıf.
Besmeleyle başla, sofram bereketlensin, dediler. Ailecek besmele çektik. Soframızdaki bir ekmek iki ekmek olmadı. İşe başlarken besmele çek, işin kökleşsin, bereketli olsun, dediler. Ekonomik krizler nedeniyle babam borçlu bir adama dönüştü. Sınavlara girerken besmele çek, konsantren artar dediler. Besmele çektim yine kaydırmışım ve “değildir”leri görmemişim.
Şimdi söyleyin bana besmele neyi değiştirir? Görünen sonuç köksüzlük ve hüsran.
Yaşanan gerçekler sonucu düşünce ve duyguları karışan milyonlarca gencin karmaşıklığı ifade eden Arda’ya teşekkür ederim. Bu konunun dini noktasını anlatmak isterim.
Hareketi başlatan insandır. İnsanı harekete geçirense bilinçtir. Bilincin insandaki karşılığı düşünceden önceki duygusal arayıştır
Hayat karmaşasında tutunacak dal arayan genç,
Bu yakarışlar senin çığlıklarına cevap veremeyen biz büyüklerin dikkatsizliği. Biz de senin gibi büyüklerimizin sözlerini anlamadan bir yaşam geçirdik. Büyüyünce anladık ki bana bunları söyleyen büyüklerimiz de aslında dinini tam anlamamış ya da ifade etmeyi bilmemişti. Aynı çığlıkları atan biri olarak senin çığlıklarına cevap vermeyi boynumun borcu olarak görüyorum.
Ey genç, hayatında bir şeylerin değişmesi isteğinin başlangıç adımı, kendini değiştirmektir. Kendini değiştirmek kendini tanımakla olur. Kendini tanımak için duygularını ve düşüncelerini düzenlemen gerekir. Düzenlemek için hareketi başlatmak gerekir.
Hareketi başlatan insandır. İnsanı harekete geçirense bilinçtir. Bilincin insandaki karşılığı düşünceden önceki duygusal arayıştır. Bu arayış, insanda düşünceyle birleşerek bilinçlilik oluşur. Bu bilinçlilik niyettir. Niyet doğru, iyi ve güzel olursa insan doğru, iyi ve güzel olur. İnsan niyetini belirleyip işin başlangıcını besmele ile taçlandırırsa ahireti de güzel olur.
Besmele iç dünyasında fırtınalar kopan gençlerin sakin bir denize yelken açmasıdır. Düşünce dünyasının besmele denizinde sakince yola çıkması, dünya denizinin her zaman sakin olacağı ve insanın karaya çıkacağı anlamına gelmez.
Seçilen işler yapılan hareketler ve bunların sonuçları olasılıklı bir evrende farklı olasılıklarla karşılanır. Somut âlemdeki fırtınalara insanın dayanabilmesi, zihni duygusal etkilerden uzak tutarak dengede kalabilmesi niyetin doğru, iyi ve güzel noktada kalabilmesi yani besmeleyle umuda bağlı olmasıdır.
Besmele başlangıçtır. Süreç ve sonuç değildir. Besmele niyeti olumlu, umudu canlı tutmaktır. Başlangıcın doğru, iyi ve güzel olması, insanın bilincini doğru noktada tutmak içindir.
Sonuçlar süreçlerle alakalıdır. Süreçte olması gerekenler sabır, sebat, bilgi ve konsensüstür. Besmele sonuçları ve süreci değiştirmek için değil, insanın dünya fırtınasının etkisine açık olan zihni ve duygularını fırtına etkisinden uzak tutmak içindir. Bu nokta bireyin somut âlemdeki bilinçliliğinin ahirete yansıdığı, dünyasının ahiretinin denge noktasıdır.
İnsan her zaman aynı noktada sabır, sebat gösteren bir varlık değildir. İşin başında söylenen besmele niyeti düzeltmek, istikamet verip tekrar insanı harekete geçirmek içindir.
Besmele bir bilinçliliktir. İnsan için ahiret bilinçliliği, dünyada ise umudun kaynağıdır. Her ektiğin besmele bir tohumdur. Sabırla ve sebatla sularsan dünyada yeşermese de yüreğinde yeşerir. Ahirette ise mutlaka meyve verir.
Her nefesin bir hayat ve bir besmele olması umuduyla.