6 Şubat 2023 günü Kahramanmaraş merkezli ülkemizin doğu ve güneydoğusunda bulunan 10 ilimizi etkileyen, 13 milyon insanımıza bir nevi mahşer gününü yaşatan deprem felâketi tüm ülkemizi derinden etkiledi ve yasa boğdu.

Sabah saat 4.30 civarında meydana gelen depremden aynı saatlerde AFAD merkezli haberleşme ile saat 5 gibi haberdar olup hazırlıklarımızı tamamladık. Sabahın ilk saatleriyle birlikte 17 kisilik ekip ile yola çıktık.

AFAD tarafından Ankara Cansuyu Arama Kurtarma (CAK) ekibine ilk önce görev yeriniz Osmaniye diye haber verildi. Akabinde yolda görev yerimiz Kahramanmaraş olarak değiştirildi.
Ankara ekibi haricinde Cansuyu Yardımlaşma ve Dayanışma Derneğimizin ülkemizde 4 ayrı ilde Samsun, Adana, Konya ve İstanbul’da kurduğu Cansuyu Arama Kurtarma (CAK) Ekipleri Milli Görüş teşkilatlarından gelen disiplin ve organize gücü ile deprem bölgesine gelen ilk arama kurtarma ekipleri olmalarını sağladı.

6 Şubat sabahı yola çıktığımızda kar, tipi yolların ve açılamaması nedeniyle akşam saatlerinde Kahramanmaraş ‘a ulaşabildik. Samsun ekibimiz 17 saat gibi meşakkatli bir yolculuktan sonra intikal edebildi. Adana ve Konya’nın bölgeye yakın olması intikallerini hızlandırdı.
Kahraman Maraş AFAD merkezine intikal edip Ankara CAK ekibi olarak emirlerinde olduğumuzu söyleyip görev yerimizin tespiti için beklemeye başladık.

Ekibimizce Kahramanmaraş merkezde bulunan Kayabaşı Mahallesi Mevlüt Apartmanı ve yanındaki yıkılan binalar da arama kurtarma çalışmaları yapacağımızı ve canlı insanların bulunduğu ihbarı geldi diyerek bölgeye görevlendirildik.

Şehre ilk girdiğimizden itibaren yangın tehlikesine ve büyük patlamalara engel olmak için bölge kurumları tarafından elektrik su ve doğalgaz kesilmesi, Kahramanmaraş’ımızı mahşer yerine çevirmiş depremin sabahın ilk saatlerinde olması ve insanları uykuda yakalaması Kuranın tasviriyle
«–Eyvah, eyvah! Bizi uyuduğumuz yerden kim diriltip çıkardı? Bu, Rahman’ın vaat ettiğidir. Peygamberler gerçekten doğru söylemişler!» derler.” (Yâsîn, 51-52) süresinin ayetlerini zihnimizden geçirirken ekipteki arkadaşlarımız ile Allah cc sığınıp dualar etmeye başladık.
Görev yerimize ulaştığımızda sadece bir dozerin yolları açmaya çalıştığını gecenin karanlığında sokaklarda insanların yağmurun altında çaresizce yıkılan evlerinin üzerinde yakınlarını aramaya çalıştıklarını gördük.

Teşkilatlardaki eğitimlerimizden ve anlayışımızdan gelen "kim var dendiğinde sağına soluna bakmadan burdayım" anlayışı, insiyatif almamıza ve çözüm üretmemize insanların gözlerindeki kurtaran yok mu bakışı Allah cc yardımı ile çalışmalarımıza hızlı bir şekilde başlamamızı sağladı.

Teknik ekipmanlarımızın yetersiz olması az sayıda insanımızı bu sebepten kurtarabildiğimizi içimiz acıyarak yaşadık.

Gece geç saatlerde Maraş AFAD a döndüğümüzde yaptigimiz istişareler sonucunda teknik ekipmanları olan bir AFAD grubuna dahil olmamız gerektiği görüşü üzerine CANSUYU genel başkan yardımcısı Medet Bulut beyin görüşmesi sonucu Amasya AFAD a dahil olabileceğimiz yetkililere söylendi. Onay verdiklerinde hızlı bir şekilde olay yerine intikal ettik.

Amasya AFAD’ın yanına gittiğimizde sayılarının 4 kişi olması deprem gününün öğleden sonrası başladıkları çalışmalarda gece boyunca uykusuz ve yorgun olduklarını gördük. Gelişimiz ile CAK ekibinin hızlı ve sorumluluk alarak çalışmalara başlaması, Amasya AFAD ekip müdürü Serhat Bey ve ekip başı Yakup ASLAN teknisyenimizin “Aynen isminiz gibi Cansuyu oldunuz.” sözleri bizi daha çok motive etti.

Diğer CAK ekiplerimizden aldığım bilgiler Elbistan'a ve diğer ilçelere ulaştıklarında ilçelerdeki sıkıntıların da illere göre büyük olduğunun farkına varmamızı sağladı.

Samsun CAK ekibimiz AFAD'ın ve resmi kuruluşların hızlı bir şekilde insani yardımları ve ekipmanları getirilmemesinden kaynaklanan sıkıntıları gidermek için çözüm üretmeleri ve özellikle tuvalet ve temizlik malzemeleri ihtiyaçlarını karşılamaları, milli görüş teşkilatlarının hızlı bir şekilde çözüm üretebilme yeteneğini de ortaya koydu.

Adana, Konya ve İstanbul ekip arkadaşlarımızdan aldığımız bilgilerde bizleri teyit ediyor. Bu yazıyı kaleme aldığım saatlerde bile (130. Saat) kurtarma çalışmalarının devam ettiğini ve müjdeli haberler aldığımızı görüyoruz.
Arama Kurtarma faaliyetlerinin ne kadar önemli olduğunu bu büyük imtihanda tekrar yaşadık ve anladık.

Yaşadığım olaylardan biri de enkaz altında yakınlarını kurtarmak için gelen ve Osmaniye'de görev yapan bir öğretmen arkadaşımız kız kardeşinin enkaz altında olduğunu söyledi. Biz de o anda o kız kardeşinden ses aldığımızı ve hızlı bir şekilde Amasya AFAD ile ona ulaşmaya çalışıyoruz, dedim. Kız kardeşini çocuğuyla birlikte kurtardık.

Bana mesleğimi sordu. Beden Eğitimi öğretmeni olduğumu söyledim. Cansuyu Derneğine nasıl dahil olduğumu sordu. Ben de Cansuyu Yardımlaşma ve Dayanışma Derneğini Cennet mekân Erbakan hocamızın talimatıyla kurulduğunu söyledim. Cansuyumuzla birlikte organize olup arama kurtarma çalışmaları için AFAD'da eğitimler aldığımızı ve akredite olduğumuzu beyan ettim.

Kendisi ben de arkadaşlarıma gönüllü olarak afet eğitimleri alalım önerisinde bulunduğunu söyledi. Gözümün içine baktıktan sonra bundan sonra ben de Osmaniye'de Cansuyu ekibine dahil olup arama kurtarma ekibi kuracağını öğretmen arkadaşlarını da organize edeceğini söylemesi bizim güzel bir teşkilat olduğumuzun en büyük örneklerinden bir tanesi oldu.

MİLLETİMİZİN ASIL GÜCÜ
Bölge insanının manevî gücünün yüksek olması trajedinin çok daha büyük olmasını engelledi.

2. gün sabahın ilk saatlerinde Amasya-AFAD'a katılmadan önce sabah namazı için bir camiye girdiğimizde elektriğin ve suların doğal olarak kesildiğini ve camide su olmadığını gördük. Biz teyemmüm abdesti veya karda abdest almayı düşünürken 60 yaşlarında sırtında battaniyesi olan bir amcamız evlerinin hasarlı olduğunu komşularına yardım etmek için buralarda olduğunu söyledi. Bizim de arama kurtarma olduğumuzu anladıktan sonra bize damlardan akıtılan evinde biriktirdiği sulardan getirip abdest almamızı sağladı. Biz bu su sana evinde lazım değil mi dediğimizde “Siz bizim için bu zor günde yanımızda olduğunuzu gösterdiniz ya, biz size suyu mu çok göreceğiz” deyip bize suyu ikram etti ve bizlerde namazımızı eda ettik yola devam ettik. Bu metanet bizleri duygulandırdı ve gücümüzü daha da arttırdı.

Kısacası bölge halkımızın manevi gücünün yüksek olması CAK ekiplerimizin ve diğer arkadaşlarımın da duygusal anlar yaşamasına sebep oldu. Mesela; ateşin başında sokakta ısınan baba ve çocuğu bir kısmı öğretmen arkadaşlarımızdan oluşan Samsun CAK ekibini gördüklerinde çocuğuyla birlikte ateşin başından kalkıp siz bize lazımsınız, siz bizim için buralara kadar geldiniz, deyip ekibimize yer vermesi….

Erbakan hocamızın “Bu milletin asıl gücü ne tankıdır nede parasıdır milletin asıl gücü imanı ve inançlı evlatlarıdır.” “Bin yıl İslam'a hizmet te öncülük eden bu aziz millet yeniden aslına dönüp tarihteki mümtaz yerini alacak ve yeni bir dünyayı kuracaktır. “Sözlerinin ne kadar isabetli olduğunu şahit olduk.

Depremden etkilenen illerimizde vatandaşlarımız vefat etti yaralandı ama elhamdülillah millet olarak insanlığımızın ölmediğini birçok kez müşahede ettik.

Depremin ilk gününden itibaren sahada olan Cansuyu Ankara Arama Kurtarma ekibinden biri olarak gördüğüm manzara, satırlara sığmayacak kadar hüznü ve sevinci ile birlikte…
Bir Sonraki yazımda öneriler ve teklifler kaleme alacağım inşallah.

0 Yorum

Yorum Yaz

E-posta adresiniz yayımlanmayacak. Zorunlu alanlar * ile işaretlenmiştir.

0 Yorum