Çocuklarımız, yarınlarımız… Hepsi birer cevher ve Türkiye nüfusunun yarısını oluşturan bütün dünyanın gıpta ettiği bir cevher… Bilgi çağında ve global dünyada en önemli işimiz cevherlerimizi yani gençliğimizi eğitmek olmalı. Çünkü hedef bu coğrafya üzerinde kirli oyunlarla gençliğimizi harcayıp milli ve manevi değerlerimizden uzaklaştırıp bizi bizimle yok etmek.
O zaman bizim en önemli işimiz gençliğimiz olmalı. Bunun içinde en önemli silahımız eğitimdir. Maalesef bizler eğitimle öğretimi birbirine karıştırmış durumdayız. Artık iyi test çözen; matematiği, kimyası, fiziği iyi olan, değerlerinden bihaber, eve gelen misafirlerine bile “hoş geldin” demeyen, akrabalarını tanımayan gençlerin eğitimden geçtiğini düşünmekteyiz. Ne acı kapitalizmin cephede yapamadığını sahamızda içimizde nasıl başardığını görmekteyiz. Geç kalmadık değerli anne babalar Ne demiş Necip Fazıl: “Yüz üstü çok süründün ayağa kalk Sakarya” Artık ayağa kalkma zamanı gençlerimiz yarınlarımız için.
Aile-okul-çevre-arkadaş erdemli bir nesil yetiştirmek için en önemli mihenk taşları. Erdemli nesiller mutlu ailelerde yetişir. İmam Gazali ne güzel söylemiş: “İnsan boş bir levha olarak dünyaya gelir.” O halde bu levhanın ilk resimleri ailede çizilmeye başlar. Kötü çocuk yoktur, kötü terbiye vardır. İyi bir terbiye sadece çocuğun öteki dünyasını kurtarmaz; bu dünyasında da huzur mutluluk güven verir. Peygamber Efendimiz bir hadisinde "İyi bir terbiyede olmak çocuğun baba üzerindeki hakkıdır"buyurur. Ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim, diyen bir Peygamberin ümmeti olarak en önemli görevimiz, erdemli nesil yetiştirmek için gayret göstermek olmalı. Çünkü terbiye anne karnında başlar. Bu yüzden anne çok hassas davranmalı, baba da harama helale dikkat etmeli değerli ebeveynler. Onları büyütürken ileride geleceğin yetişkinleri olacağını düşünerek büyütmeliyiz. Sevgiye dayalı saygı oluşturmalıyız. Gençlerimiz, çocuklarımız duyduklarından çok gördüklerini yaparlar. Onların yanında başkalarına veya onlara en ufak yalan söylemeyelim ki yalan konuşma demeye hem hakkımız hem yüzümüz olsun; hem de yerinde bir örnek olalım. Nezaket çerçevesinde naif olalım. Tehdit, aşağılama, lanet, beddua gibi onların tertemiz yüreklerini yaralayacak söylemlerde bulunmayalım. Evimizde çocuklarımızla birlikte istişare ederek nedenlerini anlatarak aldığımız kurallarımız olsun. Gençlerimiz bu kuralları değiştirmek istediklerinde sizinle konuşup gerekçelerini anlatmaktan korkmamalı. Çok katı olmayalım. Yerinde esnek ama tutarlı da olalım ki sorgulamaktan korkmayan, erdemli gençlerimiz olsun. Evimizde onların sorumlulukları olsun. Onlara güvendiğimizi gösterelim. Ufak da olsa sorumluluklarını yerine getirmenin hazzını, başarı duygusunu yaşasınlar. Anne ve baba olarak boş vakitlerimizi kitap okuyarak sanatın herhangi bir dalıyla (resim, tezhip, ebru, hat gibi) uğraşarak veya sporun bir dalıyla ilgilenerek onlara örnek olabiliriz. Maalesef günümüzde anne ve babalar salonlarında dizi izlerken çocuklarından kitap okumalarını talep etmekteler.
Lütfen hayat boyu eğitime inanıp kendimizi geliştirerek çocuklarımıza örnek olalım. Beraber başarılı ve erdemli insanların otobiyografilerini okuyalım. Böylece çocuklarımıza küçük yaşlardan itibaren güzel alışkanlıklar kazandıralım. Aileden sonra gelen medyayı da unutmamak gerekir. Çocuklarımızı, yalvarıyorum, hiçbir manevi değer taşımayan, ahlak yozlaşmasının en derinden hissedildiği dizilere mahkum etmeyin. Siz de izlemeyin. Ailece seyredebileceğiniz programları birlikte kararlaştırın. Bazılarınızdan duyar gibiyim, yok böyle hayat çocuklarımızı cam fanusun içinde mi yetiştirelim, derseniz? Hayır tabi ki… Hayatın içinde yetiştirelim. İyiyi de kötüyü de tanımalı. Ama onu kötülüklerden koruyacak vicdan eğitimini de kazandırmış olmalıyız. Bu da ancak ve ancak ALLAH sevgisiyle olur. Bana şah damarından daha yakın diyebileceği Rabb’ine olan sevgisiyle olur. Her dinin özellikle İslam dininin ortak noktası erdemli yaşamaktır. O halde çocuklarımızı yetiştirirken dinden faydalanalım. Onlara Allah’ı ve peygamberimizi sevdirelim. Dinin sadece ritüellerden ibaret olmadığını, bu ritüellerin ahlakla desteklenmesi gerektiğini, hem lisan hem de hal diliyle anlatmalıyız. Oruç açın halini anlatmalı, bize namaz kötülüklerden alı koymalı, zekat gösterişsiz verilmeli. En önemlisi de etraflarında gördükleri kötü insanları İslam’la bağdaştırmamaları gerektiği. Çünkü kötü olan dinimiz değil; onları çıkarları konusunda çarpıtmaya çalışan insanların olduğu anlatılmalı.
Çocuklarımıza Efendimizin bir hadisini anlatalım. “Kişi dostunun dini üzerinedir. O halde her biriniz dost edindiği kişiye dikkat etsin.” Onların gözlerine bakarak onları çok sevdiğinizi onların ne kadar değerli olduğunu söyleyin. Korkmayın şımarmazlar.
Yavrum karga çöplüğe, bülbül gül bahçesine götürür deyin ve çocuklarınıza bolca dua edin. Erdemli nesil zulme haksızlığa dur der. Makam ve mevki onlar için amaç değil Rabb’lerine iyi kul olmak için araçtır. Dik duran sorgulayan böyle güzel bir gençlikte neden bizimde payımız olmasın. Haydi geleceğimiz için el ele! Allah salih ve saliha nesil yetiştirmek tek gayesi olan ana babaların yar ve yardımcısı olsun. İnşallah bir diğer yazımızda erdemli nesillerin yetiştirilmesinde öğretmen okul ve uygulanan müfredatın önemini konuşacağız.