Kaliteli toplumun en önemli çıktısı; Katma değeri yüksek mal ve hizmetlerdir. Mal ve hizmetlerin yüksek katma değerli olması, kaliteli bir alt yapıya ve yetişmiş” Nitelikli insan gücüne” bağlıdır. Nitelikli insan gücü; En büyük zenginlik, en zor elde edilen değer, maddi, manevi, ahlaki, kültürel, sosyal, akademik ve daha birçok farklı yönden de kaliteli birey ve toplumun ön koşuludur. Bunu iki temel yaklaşım üzerinden değerlendirebiliriz
Birincisi; Kaliteli bireyler yetiştirebilirsek eğer toplumda zaten kaliteli olur yani Tümevarım yöntemi. İkincisi ise; Eğer toplum kaliteli olursa karşılıklı etkileşimler sonucunda kaliteli bireylerin yetişmesi de sağlanabilir yani Tümdengelim yöntemi. Bu iki yaklaşımında bilimsel temelleri, bilimsel dayanakları vardır. Ancak bu ayrı bir çalışma konusu olduğu için bu kadarla yetiniyoruz.
Şimdi Özelde bireysel ve genelde ise toplumsal kalitemizi nasıl arttırabiliriz. Bu kaçınılmaz bir şey. Âcizane benim kanaatim bireysel niteliğimizi nasıl yükseltirize odaklanmalıyız. Etkileşim içerisinde bulunduğumuz çevremize yansıttığımız iletiler tutarlılık içerisinde olabilirse bu etkileşimin ileri düzeyli olması beklenebilir. Bireysel gelişimin ve dolayısıyla bireysel kalitenin arttırılmasının birinci koşulu tutarlılıktır. Tutarlı kişilik söz ve eylemlerin uyumlu olmasını gerektirir. Yüksek kaliteyi yakalayabilmek için buralarda yoğun çabalar gerekebilir. Kişilik gelişimini etkileyen çokça etmen vardır. Yakın çevrenin kişilik gelişimi üzerinde ki belirleyici etkisi üzerinde detaylı bir değerlendirme yapmak istiyorum. Bireyin kaçınılmaz olarak etkisini hissettiği yakın çevresi: Ailesi, Arkadaşları, Dijital mecraları, okulu, Resmi kurumlar ve genel anlamıyla toplum… Bireyin ilk öğrenmeleri ailede gerçekleşir. O yüzden bizler aileyi okuldan bağımsız düşünmüyoruz. Aile içi ilişkiler güvenli bir şekilde gelişebilirse, kişilik gelişiminin buna paralel pozitif yönde olacağı öngörülmektedir.
İnformel öğrenmelerin büyük bir kısmı gelişim dönemlerine göre farklılık göstermekle birlikte ailede gerçekleşir. Bu gerekçeyle ailenin oluşturduğu model ve ilişki biçimi belirleyici bir etkiye sahiptir. Bilindiği gibi Formel öğrenmeler okullarda gerçekleşir. Yapılandırılmış ortamlar bu öğrenme modeli için daha elverişlidir. Zaten hem formel ve hem de informel öğrenmenin etkin gerçekleşmesi sonucunda kişilik gelişiminin de pozitif yönde olması en önemli beklentidir. Öğrenmenin en önemli koşullarından bir tanesi, Öğrenecek bireyin hazır bulunuşluk düzeyidir.
Bireyin Hazır bulunuşluk düzeyi ne kadar yüksekse öğrenmenin gerçekleşmesi de o orandadır. Bireyin hazır bulunuşluğu yakın çevresinin verebileceği güvene dayalı katkıya bağlıdır. Bu değerlendirmelerle birlikte; Yapıp ettiklerimizin söylediklerimizden daha etkili olduğunu tespit edebiliriz. Kişilik modellerimiz uygulamalarıyla referans olmaları gerekir. Sözlü telkinler ve talimatlar belirli sıklığın üzerinde tekrarlanırsa karşı tarafta direnç oluşturabilir. Kişiler arası ilişkilerde direnç ve zıtlaşma belirirse ilişkinin sürmesi zorlaşabilir. Oysa özellikle Çocuklar ve Ergenlerle ilişkide toleransa ve işbirliğine dayalı güvenli bir süreç modeli önerilmektedir.
Doğru modellerin kişilik gelişimine katkısı belirleyicidir. Her yaş dönemi için farklı olmakla birlikte Çocuklar ve Ergenler için en önemli modeller Anne Babalar ve Öğretmenlerdir. Anne Babalar ve öğretmenler bu yaş grupları için tutarlılıklarını ispatlamak zorundadırlar. Sözel açıklamalar yetmeyebilir. Davranışlarla bu tutum desteklenmelidir.
Eğer bir kişi doğru bir davranışı ifade ediyorsa ki bu sağlıklı insanlardan sürekli beklenen bir tutumdur. Aynı davranışı kendi yaşantısıyla ispat etmek zorundadır. Aksi durum büyük bir güvensizlik ifadesidir. Kaliteli toplum ancak bireysel farklılıklarımızı destekleyerek kaliteli, güvenli ve güvenilen bireyler olarak gelişebilirsek ortaya çıkar.