Hep öğretmenlerimizin kendilerini yetiştirmediklerini veya kitap okumadıkları eleştirisi yapılır. Bu eleştiriler kısmen de doğrudur. Öğretmenlerimizin bir kısmı maalesef mesleğe girdikten sonra (meslek diyorum, halbuki aslında öğretmenlik bir meslek değil, bir gönül işidir.) ilimle aralarına mesafe koymakta, kendilerini güncellememektedirler.
İşte bu sorunu temelde çözecek unsur Millî Eğitim Bakanlığı’nın YÖK’le anlaşarak tüm öğretmenlerine (özellikle ortaöğretim) yüksek lisans ve doktora zorunluluğu getirmesi gerekmektedir. Düşünün, öğretmeni master ve doktora yapan bir okul ve eğitim camiamız ne kadar verimli hale gelecektir. Bu sayede öğretmenler, kendi alanları ile ilgili bilgileri tazeleme ve alanlarında derinleşme imkanı bulacakları gibi, tekrar üniversite ile de tanışmış olacaklardır. Ayrıca, üniversite camiası da kendilerinin hammaddesi olan ortaöğretimle ve onların öğretmenleriyle de tanışarak karşılıklı bilgi akışı sağlamış olacaktır.
Bu durum öğretmenlerin niteliğini artırdığı gibi, derslere doktor veya profesör girmesi öğrenci üzerinde de motive edici bir etki bırakır. Artık orta ve lise okullarımızda da akademik kariyerini yapmış kişiler ders vermiş olacaktır.
Bu sistemde belki de en sıkıntılı nokta, belli bir akademik seviyeye ulaşan kişinin Millî Eğitim’i bırakıp üniversiteye geçmesidir. Eğer başarılıysa ve üniversite de kabul ediyorsa neden olmasın. Ya da Millî Eğitim öğretmenleriyle sözleşme imzalayarak üniversiteye geçişin önünü kapatır. Ya da bence de en doğrusu aynı öğretmen isterse hem lise ve hem de üniversite de derse girebilmelidir. Gelişmiş ülkelerde zaten üniversite ve lise hocası ayrımı yok. Bir üniversite hocası lisede de derslere girmektedir.
Yani bu önerim hiç de zor değil… Sadece devletin altyapı kurması yeterlidir. Zaten öğretmenlerin birçok boş zamanı var. Bu boşluklarda alanları ile ilgili akademik kariyer yapmış olurlar. Öğretmenlerimiz tekrar öğrenci olurlar…
Önerimizi tekrarlıyoruz: Millî Eğitim Bakanlığı öğretmen niteliğini artırmak istiyorsa onlara akademik kariyer zorunluluğu getirmelidir. Bugün ülkemizde her ilde bir üniversite kurulmuş durumdadır. Yani artık üniversite imkanı yok edebiyatı da elenmiş bulunmaktadır. Akademik kariyerini yapmış veya yapmakta olan bir öğretmenin özgüveni artacağı gibi, eğitimimizin de seviyesini artıracaktır.
Bu talebimizin Millî Eğitim Bakanlığı tarafından dikkate alınmasını istiyoruz.