Geçtiğimiz günlerde 2015 YGS-LYS puanlarına göre üniversite yerleştirme sonuçları açıklandı. Sonuçlar herkese hayırlı olsun. Kazananlar yeni okullarında kendilerini geliştirmeleri ve yeteneklerini değerlendirmeleri için 2 ile 7 yıla kadar bir vakit kazanmış oldular. Bir okula yerleşemeyenler ise belki de düşündüklerinden daha büyük bir zafer için yeni bir fırsat yakalamış olabilirler. Hayırlısı olsun vesselam.
Şimdiden çantaların, bavulların hazırlanmaya başlandığını duyuyorum. İl dışına gidecek öğrenciler yurtlar, evler bakmaya başladı. Dernekler, vakıflar çalışmalarına hız vererek öğrencilerin barınma ihtiyaçlarını karşılamak üzere tüm ülke sathında gayret göstermekteler.
Ülkemizde öğrenci olanların şükrederek karşılaması icabeden bir şeydir bence. Şöyle ki; her ilde hatta ilçelerde bile semtlerinde okuyacak öğrenciler için sağlıklı ortamlar hazırlamaya çalışan altın yürekli insanlar var. İnanılmaz değerli insanlardır bunlar. Devletin yetişemediği alanlardaki boşluğu sessiz sedasız gideren kahramanlardır. Bu kahraman insanlarla birlikte olmanız, böyle insanları tercih etmeniz yerli yerinde olacaktır.
Başkalarının birikimlerinden faydalanmayı becerenler, bilgiyi ön ödemeli olarak alanlardır ki maliyeti veya faturası en düşük olan yöntem budur. Bu manada gideceğiniz şehirle ilgili, okulunuzun ortamıyla ilgili danışmalar almalısınız. Bir ön araştırma neticesinde gideceğiniz kentin iklimi, sosyal yapısı, yaşam tarzı hakkında bilgiler edinmelisiniz.
Geçen gün ömürdendir ve zaman en kıymetli varlığınızdır. Üniversite yıllarınız sizin sorumsuzluk içinde geçirdiğiniz, sözüm ona ailenizden uzakta, bağımsız(!), özgür(!), başıboş olarak geçireceğiniz günleriniz olmamalı. Belki ailenizden uzak olmanız tek başına doğrularınızı hayata geçirmeyi öğrenmek için fırsat olmalı. Gençtir, biraz dağıtabilir diye hoş görülmek yerine, gençliğini çok verimli geçirerek, en dinamik zamanında mümkün mertebe yol almayı becerebilen gençlerden olup, 30 -50 yaşlarındaki en verimli zamanlarınızda dünyaya kalıcı eserler verebilmeyi ufkunuza koymalısınız.
Anadolu kentlerinde destansı işlere imza atan çok kaliteli üniversiteler olmakla birlikte, ders programlarına odaklanamayan öğrenciler için hazırlanan olumsuz ortamlarda mevcuttur. Görece küçük şehirler için bu tür öğrenciler sektörel geçim kaynağıdır aynı zamanda. Ekonomiyi canlandıran, para sirkülasyonunu sağlayan unsurlardandır öğrenci ve üniversite. Gittiğiniz kentte yukarıda bahsettiğim kahramanlar olacağı gibi, elini ovuşturarak bekleyen çok da iyi niyetli olmayan insanlar da olacaktır. Bunların hangisiyle birlikte olacağınıza hiç şüphesiz kendi öz nefsinizle olan mücadelenizle, siz karar vereceksiniz. Burada bir kriter verebilirim size. İçinde bulunduğunuz durumla ilgili Allah’ın rızasını gözetirseniz riskleri azaltmış olursunuz.
Önümüzdeki dönemin en enteresan kısımlarından biri de yeni insanlarla tanışacak olmanızdır. Bu insanlar ömrünüzün sonuna kadar irtibatlı olacağınız kişiler olacaktır. Aranızdaki farklılıklar sebebiyle kimseyi kırmamalısınız. Derdi olan insanlarla yoldaşlık etmelisiniz. Derdi olandan kastım, Allah rızasına uygun kaygıları, hedefleri ve programları olan insanlar. Önce yol mu yoldaş mı? Eski ifadesiyle “Tarik mi refik mi?” diye bir münazara konusu vardır. Birçok argümanlarla bu konuya taraf olabilirsiniz. Ben de şöyle bir katkı sağlayabilirim. Yol apaçıktır, hak apaçıktır, hakikat apaçıktır. Yoldaş ise sizin uyumlu olabileceğiniz kişidir. Sizi geliştiren, değerlendiren ve kalitenizi arttıran kişidir. Dolayısıyla önce yoldaş, önce refiktir. Hayatınıza aldığınız insanların derdine dikkat edin. Ortaya koymak istedikleri ürün nedir? Hedefleri nedir? Programları nedir?
Elbette kazandığınız bölümle ilgili bir programlama yapmalısınız. Mesleğinizi iyi öğrenebilmek için kendinizi konumlandırmalısınız. Ufkunuzda lisansüstü eğitim almak olmalı. Yüksek lisans ve doktora yapabileceğiniz alanları okuldaki hocalarınızla değerlendirin. Kalan vakitler ise sizin en değerli etkinlikleri yapacağınız, en değerli ve kalıcı okumaları yapacağınız döneminiz olmalıdır. Programınıza, ilgilerinize yönelik çeşitli etkinlikler koyun. Bu konuda nefsiniz sizi zamanınızın olmadığı konusunda kandırmasın. Ne kadar yoğun olursanız, algınızı, ufkunuzu ve kabiliyetlerinizi o kadar geliştirebilirsiniz. Kendinizi işlerinizle meşgul ederseniz, ilgilerinizi ve yeteneklerinizi geliştirmekle meşgul ederseniz, size fayda vermeyecek hatta zarar verecek işlere o kadar az vaktiniz kalır. Hatta öyle ki etkinlik sıralamanızda bu işlere yer kalmaz.
Son olarak genç arkadaşım;
Elbette gençleri bazı olumsuzluklara karşı uyarmayı biz yaşı biraz daha ilerleyenler olarak çok severiz. Şöyle yapma, böyle yapma diye söylemek insanlara ince bir zevk veriyordur belki de. Ancak işin aslı şudur. Bugün umut etme günüdür. Her şeyin güzel olacağına dair inancımızı tazelediğimiz bir gündür. Ortaya değer koyabilmek adına gayret koyabileceğimiz gündür. Fırsatlarımızın olduğu gündür. Kazanımlarımızın olduğu gündür.
Unutma; dünyada beğenmediğin işleri ortadan kaldırmak için söz sahibi olmaya başladığın gündür, bugün.