Okul, toplumun amaçlarını gerçekleştirmek üzere kurulmuş bir kurumdur. Okullar bu amaçlarını hazırlanan öğretim programlarının okullarda uygulanmasıyla gerçekleştirilmeye çalışır. Okul denince aynı zamanda akla öğrenci gelir. Çünkü bir okulun ana unsuru öğrencilerdir.

Okulda yapılan tüm etkinlikler öğrencileri eğitip yetiştirmek ve onları hem genel yaşama hem de iş ve meslek yaşamına hazırlamak amacını güder. Bu nedenle, öğretmenler ve yöneticiler, öğrencilerini bireysel ve toplumsal bakımdan yararlı varlıklar olarak yetiştirmekle sorumludurlar (Öztürk, 1990, s.199).

Okul, bir örgün eğitimi kurumu olarak formal bir yapıya sahip olmakla birlikte, informal bir yana da sahiptir. Okulun, formal ve informal yönleri çevre ile bir etkileşim içindedir. Bu yüzden, okul çevre ilişkileri okulun görevlerini yerine getirmesi açısından önem kazanmaktadır.

Buna göre okul bir taraftan içinde bulunduğu toplumun koşullarından etkilenirken diğer taraftan da toplumu değiştirme ve geliştirme ile sorumludur (Varış, 1991, s.133).

Öğrenciler, okul öncesinde, eğitim öğretim çağında bulundukları çevrenin kültürü ile yoğrulmuşlardır. Okulların çevreyle işbirliği yapmaları öğrencilerin yaşama tam olarak hazırlanması açısından çok önemlidir. Çevre ile bağı olmayan okul, çağ dışı bir okuldur.

Okul, kendi normal işlevini yerine getirirken, bütün olanaklarını çevreye açmalıdır. Aynı zamanda kendiside çevreye girmelidir. Çevre de okul tarafından uygulanacak bir eğitim programı ile hem kültürel hem de sosyal anlamda yaşamın niteliğini geliştirmek isteyebilir. Böyle bir çevresel istek, çevrenin ekonomik gelişimini sağlayıcı programın hazırlanması ve uygulanması konusunda okul yönetimini cesaretlendirebilir (Aydın, 2002).

Okulun eğitim görevini yeterince yerine getirmesi ve çalışmalarında verimli ve başarılı olması, okul ile çevre arasındaki iyi ve uyumlu ilişkilerin kurulmasına bağlıdır. Okulun çevreyle sağlam ilişkiler kurması, çevrenin olanaklarından yararlanması, çevredeki işyerleri ve toplumsal kurumlarla işbirliği yapması; çevrenin de okulun olanaklarından yararlanması, çağdaş ve bilimsel eğitimin gereklerinden sayılmaktadır.

Çevre İle İlişkileri Açısından Okul Tipleri

Tarihsel süreçte okullar toplumda her zaman bir ihtiyacı karşılamak için yer almışlardır. Bu ihtiyacı karşılarken okulların toplumla olan ilişkisi sürekli sorgulanmıştır. Siyasal ve toplumsal politikaların kabulü için en önemli görev yine eğitime dolayısıyla okullara düşmektedir. Okul çevreye açık sistem olarak demokrasi bilinci ve kültürünü kazandıracak en önemli merkezlerdendir. Demokratik bir ortam öncelikle okullarda oluşturulmalı daha sonra çevreye yayılması için sürekli bir çaba harcanmalıdır. Demokrasi kültürünü ve bilincini çevre kazandıkça okula yakınlığı ve ilgisi o oranda artacaktır.

Okulların karşılaması gereken diğer bir ihtiyaçta okulların toplumun milli, manevi ve dini eğitim ortamlarını oluşturmaktır. Okulların çevreden alacakları milli, manevi ve dini değerler olduğu gibi okulda oluşturulacak eğitim ve öğretim ortamları ile oluşturulan iklimi de çevreye sunabilir. Böylece okullar hem çevreden alan hem de çevreye veren bir yapıya bürünerek toplumun geleceğine yön verebilir.
Okulun toplumla ilişkisi, onun toplumda yer alan işlevsel bir kurum oluşundan ileri gelmektedir. Okullar çeşitli tiplere göre çeşitli ülkelerde toplumlarıyla farklı ilişkiler geliştirmişlerdir. Bazı toplumlarda okul çevre ilişkileri olumlu iken, bazılarında genellikle bir çatışma görülür. Kuşkusuz bu ilişkilerin çeşitleri, okulun tipine göre değişmektedir (Tezcan,1985, s.303):

  1. Geleneksel okul,
  2. Topluluğun bir modeli olarak okul,
  3. Topluluk okuludur.
    Ülkemizde okullar farklı tiplerde yer almaktadır. Görev yaptığımız okullar bu okul tiplerinden hangisine girmektedir?
Şekil 1: Geleneksel Okul Tipi

1-Geleneksel Okul


Okul kendini çevreden soyutlamıştır. Kendi kültürünü öğrencilere aktarırken, çevreden etkilenmez. Kendini öğretim göreviyle sınırlı tutarak, çevreye kapılarını kapatmaktadır. Ülkemizde azda olsa bu tip okullar bulunmaktadır.

2-Topluluğun bir modeli olarak okul

Şekil 2: Topluluk Modeli Okul Tipi


Bu okul tipinde okul topluluğun basitleştirilmiş bir modelidir. Çocuklar yetişkin olarak nasıl yaşanacağını okul-çevre işbirliğinde değil okulda öğrenmeye çalışır. Böylece okul sağlıklı dengeli ve uyumlu bireyler yetiştirmek için toplumun ihtiyaçları dikkate alınarak hazırlanmış amaçlar ve programlar çerçevesinde öğrencileri yetiştirir.
Ülkemizdeki okulların çoğu bu okul tipine girmektedir.

3-Topluluk (Çevre) Okulu

Şekil 3:Topluluk ( Çevre ) Okul Tipi

Bu okul tipinin çevreyle çok yoğun bir ilişkisi vardır. Öğrenciler ve yetişkinler tavır ve davranışlarıyla okulu ve çevreyi sürekli bir etkileşim haline getirmişlerdir. Bu nedenle, okul toplulukla yakın ilişki içindedir. Çocuğun toplumsallaştırılmasında okula önemli görevler düşmektedir. Aile ve okul bunu tek başına yapamazlar. Çünkü eğitim bir toplumda yaşam sonucu kazanılır.
Okul çevrede kültür merkezi görevini yaparken, hazırlamış olduğu sosyal faaliyetleri çevreye sunar ve çevreninde bu sosyal faaliyetlerde görev almasını sağlar. Çevrede yapılan sosyal faaliyetlere katılarak iletişimin çok yönlü olmasını ve iletişimde sürekliliği sağlar. Ülkemizde bu tip okul örneği azdır.

Bu okul tipinin iki önemli özelliği vardır;

  1. Çocuklara çevrelerinin keşfedilmesi, geliştirilmesi ve kaynaklarının kullanılmasını öğretir.
  2. Okul, sadece okul çağındaki çocuklara değil, bütün topluluğa hizmet eder. Bu tip okullar çevre kalkınması aracı durumundadırlar. Çevre kalkınmasında birinci derecede sorumludurlar (Tezcan, 1985,s.231).

Okul Çevre İlişkilerinin Düzenlenmesinde Yöneticilere Düşen Görevler

Okul yöneticilerinin birincil görevi, okulun amaçlarını programlar doğrultusunda gerçekleştirmektir. Bunu yaparken çevrenin desteğini almaları gerektiğinin bilincinde olmalıdırlar. Ayrıca okuldaki uygulamalardan çevrenin bilgilendirilmesi gereğini yerine getirmelidirler. Okul çevre ilişkilerinin sürekli geliştirilmesi için farklı politikalar ve yöntemler geliştirmek yöneticilerin görevidir.

Eğitim yöneticisinin çevre ilişkileri genel olarak dört esasa dayanır(Taymaz, 1995, s.130):

  1. Demokratik düzende, okulun ne yapacağını çevrenin bilmesi, öğrenmek istemesi doğal hakkıdır.
  2. Okul yöneticisi çevrenin ve toplumun okuldan beklentilerini öğrendiğinde karşılama yolları arayabilir.
  3. Okul çevreye ve topluma beklediği hizmeti verebilmeli ve yararlı olabilmelidir.
  4. Çevre ve toplumun istek ve ihtiyaçları sıralanırken okula da gerekli yararlar ve destek sağlanmalıdır.

Yönetici unutmamalıdır ki, okulun hizmet sunduğu insanlardan destek sağlamanın yolu, okulun onlar için olumlu şeyler yapmaya çalıştığı konusunda onları ikna etmektir. Zira insanlar, kendilerini desteklediklerine inandıkları insanları destekleme eğilimindedirler.

Okul Çevre İlişkilerinin Sağlanması

Okul, çevre ile ilişkilerini güçlendirmek için okulun bir kültür merkezi olduğunu etkinlikleriyle göstermelidir. Bunu gerçekleştirmede yönetici ve öğretmenlere büyük sorumluluklar düşmektedir. Bu sorumlulukları yerine getirmede kişisel çabaların yeterli olamayacağı, ekip çalışmasına gerek olduğu bilinmelidir. Okullarda oluşturulan çeşitli ekiplerin çalışmaları bunun için önemli bir adımdır. Çevrenin okula ilgi duyması için çevreyi oluşturan unsurlarla yoğun bir iletişim kurmanın yolları aranmalıdır. Okul çevre ilişkilerinin geliştirilmesi için şunlar yapılabilir:

  • Okulda çeşitli etkinliklerde bulunurken çevreyi de işin içine katabiliriz.
  • Çevrenin ilgisini artırmak için olumlu bilgi kazanmalarını sağlayabiliriz.
  • Çevredeki kamu, özel, endüstri ve ticaret kuruluşları ile iletişim kurulabilir.
  • Okullarda kermes, sergi, yarışma, anma günleri, çay, sportif faaliyetler, kurslar, seminerler vb. düzenlenerek veli ve çevrenin katılımı sağlanabilir.
  • Velileri oldukları gibi kabul ederek, onların hem öğrencilerin gelişiminde hem de kendi gelişimlerinde nasıl etkili olabileceğimiz düşünülebilir.
  • Okulun amaçları, tarihçesi, kaynakları, kadrosu, kayıt kabul koşulları, öğretim etkinlikleri, eğitim programları hakkında çevre ve veliler bilinçlendirilebilir.
  • Okulun çevreye tanıtılması için okulu tanıtıcı broşür, kitap, dergi, gazete gibi çalışmalar yapılabilir.
  • Toplantılarda velilerin anlayacağı şekilde “Veli Hakları ve Görevleri” konusunda onları bilgilendirebiliriz.
  • Öğrencileri hakları konusunda bilinçlendirebiliriz.
  • Okul rehberlik servisini çevreye açık hale getirebiliriz.
  • Veli görüşme günü gibi sınırlı bir zaman olmamalı, velilerle her zaman görüşülmelidir.
  • Okul çevresinde bulunan kurum, kuruluş, esnaf, iş merkezi vb işbirliği için sürekli diyalog halinde olunur, onların görüşlerine önem verilir.
  • Okuldan yetişmiş önemli kişilerle okulun bağları güçlendirilir.
  • Yaygın eğitim çalışmalarına önem verilir.
  • Okullardaki çeşitli branş ve dallarda kendini yetiştirmiş kişilerin okulda eğitim etkinliklerine katkıları sağlanabilir.
  • Bazı uygulamalı derslerin çevredeki kurum ve kuruluşlarda yaptırılması sağlanabilir.
  • Yoksul ve ihtiyacı olan öğrencilere çevre kuruluş veya durumu iyi olan ailelerden burs gibi parasal destek sağlanması istenebilir.
  • Öğrenci kaynağı sosyo-ekonomik ve kültürel yönlerden tanımalıdır.
  • Mezun ettiği öğrencilerle diyalog kesilmemeli, rehberlik servisi doğum günü, bayram vb. önemli günlerde kartlar gönderebilir.
  • Öğretmenlerin çevreye karşı olumsuz tutumlarını giderici çalışmalar yapılmalıdır.
  • Ailelerin eğitim anlayışları farklı olduğu için okulda verilen eğitim hakkında veliler çok iyi bilinçlendirilmelidir.
  • Çocukların iyi yetişmemesinden üst kurumlar alt kurumları sorumlu tutarlar. Alt kurumlarda ana ve babayı sorumlu tutarlar. Sorumlu aramak yerine çözüm önerileri geliştirilmelidir.

Bunları daha da çoğaltabiliriz. Önemli olan okul-çevre ilişkisinin önemine inanarak çözüm yollarının aranmaya başlanmasıdır.

KAYNAKÇA
Taymaz, Haydar (2003). Okul Yönetimi. Ankara: Pegem A Yayıncılık.
Tezcan, Mahmut (1991). Eğitim Sosyolojisi. Ankara: Ankara Üniversitesi Eğitim
Bilimleri Fakültesi Yayını.
Aydın, Mustafa (2002). Eğitim Kurumları Yönetici Adaylarının “Eğitim Yönetimi” Ders Notları. Ankara: MEB.
Varış, Fatma (1981). Eğitim Bilimine Giriş. Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri
Öztürk, Hüseyin (1990). Eğitim Sosyolojisi. Ankara: Hatipoğlu Yayınları.

0 Yorum

Yorum Yaz

E-posta adresiniz yayımlanmayacak. Zorunlu alanlar * ile işaretlenmiştir.

0 Yorum