Pandemi yeni versiyonlarıyla devam ediyor. Şu anda gündemdeOmicron varyantı var. Lakin uzmanların ve Sayın Sağlık Bakanı’nın açıklamalarına baktığımızda bir grip gibi tezahür ediyor. Kaybettiğimiz vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet bu hastalıktan mustarip olanlara da şifa diliyoruz.
İnşallah pandemide sona doğru geliyoruz, işin doğrusunu Allah bilir. Biz kullar olarak zahire göre hüküm verdiğimizde o önceki zamanlardaki ağırlığı görmüyoruz. Pandemi her açıdan insanımıza zarar verdi. Esnaf kesimi ciddi şekilde etkilendi, yaşlılarımız çok mağdur oldu, çocuklarımız arkadaşlarıyla birlikte oynadıkları oyun ortamlarından mahrum kaldı.Birçok insanımız yakınlarını, komşularını, sevdiklerini kaybetti.
Eğitim öğretim de bu süreçten nasibini aldı. İçinde bulunduğumuz eğitim öğretim yılında yüz yüze eğitim devam ediyor, etmeli de. Millî Eğitim Bakanlığı’nın bu kararlı duruşunu destekliyorum bir eğitimci olarak. Yaklaşık 1,5 sene yüz yüze öğretimden uzak olarak bazı zamanlar yüz yüze eğitime geçilse de uzaktan eğitim yapıldı. Pandeminin ağır şartlarında yapılabilecek buydu. Ancak uzaktan eğitime bütün öğrenciler katılamadı. Bilgisayarı tableti olmayan, internet altyapısı olmayan çevrelerde yaşayan öğrencilerimiz doğal olarak bu eğitimden tam manasıyla istifade edemediler. Bu öğrenciler için telafi eğitimleri düzenlendi bu eksiklik orada giderilmeye çalışıldı.
Peki pandemi sonrası neler yapılmalı?
Pandemi döneminden çıktıktan sonra eğitim öğretim üzerinde hassasiyetle durup uzaktan eğitim dönemindeki eksikliklerin, belirlenecek telafi eğitimleriyle, programlarla giderilmesi gerekir. Öğrencilerimizin daha fazla kaybedecek bir zamanı yoktur. Aksi hâlde bu dönemin sıkıntılarını ilerleyen yıllarda daha ağır bir şekilde hissederiz. İçinde bulunduğumuz şartlarda da yüz yüze eğitimdevam etmeli, uzaktan eğitime geçilsin söylemlerine çok fazla itibar edilmemelidir.
Neden derseniz, çocuklarımız gençlerimiz zaten sosyal ortamın içindeler. Sosyal alanlarda hayat devam ediyor, alışveriş merkezleri, sinemalar, stadyumlar, spor salonları, kafeler ve diğer toplu mekanlarda.Hayat akıp devam ediyor. Şimdi bu alanlarda virüs bulaşmıyor da eğitim öğretim ortamlarında bulaşıyor demek hiç gerçekçi ve akılcı değildir. Elbette hiçbir çocuğumuzun, öğrencimizin bu illete yakalanmasını ve ailesine bulaştırmasını istemeyiz lakin hayatı durduracak, sosyal alanlarda yaşamı kısıtlayabilecek bir durumumuz da yoktur. En önemli sosyal alanlar da eğitim öğretim kurumlarıdır.
Pandemi sonrası çocuklarımız, öğrencilerimiz iyi bir rehabilitasyon sürecinden geçirilmeliler. Ebeveynler de bu konuda destek olmalı, devlet millet iş birliğiyle bu pandemi döneminin getirdiği psikolojik sosyolojik durumlar bir an önce düzeltilmeye gayret edilmelidir. Her şeyden önce çocuklarımızı gençlerimizi, bedenen zihnen fikren dinç tutabilmek durumundayız. Bu mevzuyu çözersek diğer sorunlar da zincirleme olarak çözülmüş olur. Dersler bazında eksikler de kademeli bir şekilde giderilir ve pandemi süreci en az hasarla atlatılmış olur. Bu süreçte örgün eğitim faaliyetleri yanında yaygın eğitim faaliyetleri de harekete geçirilmeli, daha çok insanımıza ulaşmak için imkânlar seferber edilmelidir.
Rabbimizden niyazımız temennimiz odur ki içinde bulunduğumuz pandemi sürecini en kısa sürede atlatalım ve normal hayata dönerek eğitim öğretime de sağlıkla devam edelim.