Eşit işe eşit ücret olmalı. Bu yıllardır eğitimimizde kanayan bir yara oldu. Ücretli öğretmenler kadrolu öğretmenlerle aynı ders saati derse girselerde aldıklarının sadece ders ücreti olması, maaş alamamaları çok büyük bir adaletsizlik olarak duruyor. Ayrıca hala ilkokul öğretmenleri ile branş öğretmenleri arasında da ders ücreti eşitsizliği devam ediyor.

İlkokul öğretmenliği, öğretmenlikler içinde en zor olanı ama branş öğretmenleri maaş karşılığı her hafta 15 saat derse girerken, sınıf öğretmeni olan ilkokul öğretmenleri ise 18 saat maaş karşılığı derse giriyorlar haftada. Bu eşitsizlik mutlaka ortadan kaldırılmalı, çok geç kalınıyor.

İlkokul öğretmenleri veli ve öğretmenle öyle iç içe oluyor ki ailenin psikolojik danışmanı oluyorsunuz. Veli ilgileniyorum diye hem direk sizin üzerinizde, hem idare yoluyla yine sizin üzerinizde baskı oluşturuyor. Sınıf öğretmeni olarak anlayışlı olmalısınız, sizin hiç sorununuz olmamalı; her çocuğu kusursuz, mükemmel kabul etmelisiniz (Çünkü her veli çocuğunun böyle görür); veli günün her saati size arayıp çocuğun veya kendinin özel sorunlarını açabilir, çocuğunun sınavdan neden düşük not aldığını sorgulayabilir (Çünkü düşük notların sebebi de sizsinizdir, direk söylemese de ima eder).

Çok iyi matematik, çok iyi fen, çok iyi sosyal, çok iyi Türkçe, çok iyi beden eğitimi, çok iyi müzik, çok iyi resim bilginiz olmalı, kısaca akademik olarak MÜKEMMEL olmalı bir ilkokul öğretmeni. Her sene sınıf değişir, konular değişir, müfredat değişir; sizin bunları çok iyi takip etmeniz gerekir. Sınıf öğretmeni kendini sürekli yenilemelidir yani. İlkokul öğretmeninden beklenti bu kadar büyükken eğitim düzeyi yükseldikçe velinin öğretmenden beklentisi azalıyor.

33'üncü yılımı çalışıyorum ama kendimi tükenmiş hissediyorum. Tabii bu sadece veli, idare baskısı ve eğitimle ilgili de değil. Siz birde başörtülü bir insan olarak 28 Şubat gibi bir dönem geçirmişsiniz. Psikolojik baskıyı doyasıya yaşamışsınız, çocuklarınız etkilenmiş maalesef.

Şu anda da yeni neslin 28 Şubat zihniyetini hiç anlayamaması ve bizim yaşadıklarımızı küçümsemesi beni çok yıpratıyor. Şimdi yaşadığımız huzur ve rahatın hep olduğunu ve olacağını sanması. Karşısındaki kişilerin zihniyetinin hala aynı olduğunu anlayamaması, ellerine fırsat geçtiğinde aynı şeyleri çocuklarımıza yaşatmaktan çekinmeyecek olduklarını anlayamamaları. Bizlerin uğradığı zulümleri hiç anlayamamaları… İnşallah bizim yaşadıklarımızı yaşamak zorunda kalmazlar… Bu beni çok korkutuyor. Çok hazırlıksız ve zayıf görünüyorlar. İnşallah yanılıyorumdur.

Rehber öğretmenler ilkokulda genelde öğrencilerle uğraşmayı sevmiyor. Okulda dolaşmak, kitap okumak, sosyal medyada gezmek daha çok işlerine geliyor maalesef. Ha! Bir de kendi çocuklarının peşinde koşup durmak en büyük hobileri (Bütün rehber öğretmenleri tenzih ederim ama benim tanıdığım rehber öğretmenler genel olarak böyleydi).

Pandemi dönemi eğitim süreci çok zorlu geçti. Kamerayı açmak zorunlu olmayınca öğrencilerin bir kısmı ders sırasında arkada oyun oynadı, bir kısmı uyudu maalesef. Dersleri genelde hep aynı kişilerle yapmak zorunda kaldık. Bu öğretmeni kandırdığını zanneden ama kendisi kaybeden güruh yüz yüze eğitime geldiklerinde açıkları öyle gün yüzüne çıktı ki yaptığımız sınavların değerlendirmede geçerli olmamasını o yüzden istediler zaten. Temel olmadan seneye nasıl devam edecekler? Bakalım, bekleyip göreceğiz…

Öğretmenler olarak bizler birer tiyatro oyuncusu gibiyiz. Sınıflarımız bizim sahnemiz.

Öğretmenler olarak bizler birer tiyatro oyuncusu gibiyiz. Sınıflarımız bizim sahnemiz. Hep hareket halindeyiz sınıfta, teneffüste… Pandemi döneminde derse hazırlık en az iki saat, altı ders saati aktif ders, ödev kontrolü iki saat en az, günlük ortalama 10 saat bilgisayar başında oturmak zihnen olduğu kadar bedenen de bizleri çok yıprattı. Bizler daha çok yorulduk. Bilgisayar, EBA, whatsapp grupları, bip grupları arasında şaşkına döndük gerçekten.

Ağustos sonunda başladığımız 2020-2021 eğitim öğretim süreci temmuz başına kadar devam etti. Maalesef bu uzun süreç her öğrenci için aynı verimlilikte geçmedi. Derse aktif katılan öğrencilerde bir kayıp olmadı ama canlı dersleri düzenli takip etmeyen derslere katılmayan öğrenciler, maalesef arkadaşlarından çok geri kaldılar. Yüz yüze derslerde de bu açığı kapatamadık. Yüz yüze derslerde ders saati çok azdı, yetiştirmemiz gereken konu aynıydı. Canlı derste bir öğrenci 30 saat ders işlerken, yüz yüze eğitimde ders saati 18 saate düşüyordu. Özellikle matematik ve sosyal ders saatleri çok yetersizdi.

Sağlık Bakanımız da yeni Milli Eğitim Bakanımız da yeni eğitim öğretim yılının yüz yüze olacağı yönünde beyanatlarda bulundular. İnşallah şu anda yükselmeye devam eden pozitif sayıları düşüşe geçer ve normal eğitim öğretime başlarız. Yüz yüze yapılan eğitim öğretim çocukla göz göze gelerek, dokunarak, seslenerek yapılan eğitim çok çok daha verimli gerçekten. Geçen yıl yaşadığımız pandemi süreci -ne kadar yorucu da olsa, olumsuzluklar da yaşansa- bence iyi idare edildi, hazırlıksız olunmasına rağmen olabileceğin en iyisiydi.

Uzaktan eğitim çalışmaları EBA TV ve EBA portal olarak yüz yüze eğitim sırasında da destek olarak aynı şekilde devam etmeli. Hasta olan, okula devam edemeyen öğrenciler buralardan açıklarını kapatmak için faydalanabilmeliler. Özellikle sekizinci sınıf ve lise öğrencileri için takviye dersler verilmeli. Çünkü eğitimde eşitlik yok. Parası olan bastırıp parayı çocuğuna özel ders aldırıyor ve çocuğunun sınavlarda iyi puanlar almasını sağlıyor. Parası olmayanlar için, iyi öğretmenlerden takviye derslerin buralarda diğer çocukların kullanımına açılması çok önemli. Çünkü bir çok branş öğretmeni okuldaki takviye kurslarına katılmaktansa özel ders vermeyi tercih ediyor. Yasak ama bir çok öğretmen bunu yapıyor. Özel derste hem daha az yoruluyor hem de daha çok kazanıyor.

Özel ders sektörü gerçekten çok gelişmiş durumda. Özel ders veren öğretmenler dublex, triplex evler alıp bir katını ders vermek için ayırıyor artık. Vergisi yok, karşılıklı rıza ile yapılıyor, risksiz ve temiz bir gelir birçok öğretmen için. Özellikle matematik öğretmenleri bu konuda çok şanslılar (Kadrolu bazı matematik öğretmenlerinin yetersizliği, kendini geliştirmemesi de bunda çok etkili maalesef). Matematik öğretmeni bir arkadaş, üç çocuğunun üçünü de matematik okutuyor. Kadrolu atanamasa da özel derslerle zaten hayatlarını kurtarıyorlar.

Bu süreç sadece eğitim açısından değil, beden ve ruh sağlığımızı da toplum olarak çok olumsuz etkilendi. İnşallah yeni eğitim öğretim yılı yüz yüze, sağlıkla açılır, hayatımız normale döner.

0 Yorum

Yorum Yaz

E-posta adresiniz yayımlanmayacak. Zorunlu alanlar * ile işaretlenmiştir.

0 Yorum