Her birey, yaşam standardını yükseltmek ister. Çoklu seçenekler, yaşam kalitesini yükseltmede belirleyici olabilir. Özellikle gençlerin olumlu gelecek beklentileri, yaşam kalitelerine ivme kazandırabilir. Hem meslek tasavvuru aşamasındaki (7. ve 8. sınıf yaş düzeyi) gençler, hem de mesleki yönelim aşamasındaki (11. ve 12. sınıf yaş düzeyi) gençler, bu dönemlerini verimli geçirme oranlarıyla gelecek planlamalarını ve yaşam standartlarını beklentilerine uygun hâle getirebilirler.

Bunun için en önemli aşamalardan biri hedef belirlemektir. Belirlenmiş hedefimizin etrafında olası seçenek sayıları arttırılmalıdır.

Her bireyin özellikle meslek seçimi aşamasındaki bireylerin, projeksiyonlarını yönelttikleri Meslek alanına uzak olmayan çoklu seçenekleri “ meslek sepeti”nin içerisine atmalıdırlar. Bu bahsi geçen “sepet” sadece meslek seçimiyle sınırlı olmamalıdır. Yaşam kalitesini yükseltmek isteyen herkes bu sepete ihtiyaç duyabilir. Herhangi bir konuda karar aşamasındaki bir bireyin birden çok seçeneğe sahip olması, daha doğru tercih yapabilmesinde etkili olabilir. Mühendislik fakültesini okumak isteyen 12. sınıf öğrencisi bir gencin meslek sepetinde, mühendislik alanına ek olarak en az beş mesleki alan daha bulunması gerekir. Çünkü gelecek planlamamızı tek bir seçenek üzerinden yapılandırırsak ufkumuzu daraltmış olabiliriz. Oysaki insan, Kuran-ı Kerim'in ifadesiyle mükemmel olarak yaratılmıştır.

Ne var ki bugün binlerce gencimiz akademik eğitim almış ve ya almamış üretim ordusuna katılamamanın ezikliğini yaşamaktadır. Bir delikanlı düşününki lisans eğitimini tamamlamış, yaşı 22-25 olmuş ancak ne iş yapacağını bilmiyor.

Her bir birey birden çok ilgi ve yetenek alanına sahip olabilir. Bu yetenek alanları formel ve informel uyaranlar marifetiyle desteklenmelidir. Bireyler potansiyellerini etkin bir organizasyonla ancak performansa çevirebilirler. Performansa dönüşen potansiyel bireyin çevreye ve kendisine olan güvenini ifade eder. Kıyafet alırken bile birden çok model ve seçeneği değerlendiriyoruz. Böyle de olması gerekiyor. Zaten. Dolayısıyla ülkemizin gençleri için en önemli aşamalardan bir tanesi meslek tercihidir. Öğrencilerimiz zorunlu olması dolayısıyla ortaöğretimi bir şekilde tamamlıyorlar. Büyük bir kısmı, büyük bir beklentiyle lisans eğitimiyle yüzleşiyorlar. Ancak lisans eğitimini tamamlayan öğrencilerimizin birkaç istisna bölüm dışında çok büyük bir kısmı adeta başa dönüyorlar. Yani sınırlı istihdam olanaklarıyla baş başa kalıyorlar. Oysaki her genç çalışıp ülke ekonomisinin etkin bir parçası olmak ve ayakları üstüne durarak kendini ispatlamak istiyor.

Gençlerin enerjilerinin dinamik kalması şartıyla ancak gelişmişlik çıtamızı yükseltebiliriz. Ne var ki bugün binlerce gencimiz akademik eğitim almış ve ya almamış üretim ordusuna katılamamanın ezikliğini yaşamaktadır. Bir delikanlı düşününki lisans eğitimini tamamlamış, yaşı 22-25 olmuş ancak ne iş yapacağını bilmiyor. Maalesef, yönelebileceği seçenekleri de yok. Böyle bir durumda olan binlerce gencimizin beden ve psikolojik sağlığının olması nasıl beklenir? Ülkemizin temel sorunları var. Hatta çokça sorunlarımız var. Ekonomik sorunlar, farklı bakış açıları farklı perspektifler geliştirilerek çözümlenebilir. Yerel yönetim sorunları yine yapısal düzenlemelerle çözümlenebilir. İnsan hakları, çevre duyarlılığının arttırılması, hayvan haklarıyla ilgili düzenlemeler bunların hepsi zamanla ve ülke zenginlikleriyle birlikte daha pozitif düzeylere çekilebilir. Ancak bu genç nüfusun yıllarca ıstırabını yaşayacağı belki telafisi uzun yıllarını alacak istihdam sorununun bütün toplum katmanlarınca birinci sıraya konulması gerekir. Üretime katılamayan genç insan, maalesef kendisini değersizleştirme ile yüz yüze kalmaktadır.

Özelliklede erk sahibi, yönetim kademesinde bulunanlar bu sorunla içtenlikle yüzleşmelidirler.

0 Yorum

Yorum Yaz

E-posta adresiniz yayımlanmayacak. Zorunlu alanlar * ile işaretlenmiştir.

0 Yorum