İnsan, hayatına katkı yapmaktan sorumludur. Bu katkıyı zaman, insan, mekân ve çevre olmak üzere dört unsurla gerçekleştirir. Zamanda “üretken” çalışmayı, insan unsurunda “başarılı” yönetimi, mekânda kurum “performans”ını hedefler. Bu birikimi çevresine kazandırarak “etkili” olur. Bu etkiyi sergilemek isteyen güçlü insanların ajandasında şunlar vardır: Kaynak ve donanım insandadır. Zaman ayrıldığın sürece herkesle çalışmak mümkündür. Birlikte çalışmak için aynı mekânda olma zorunluluğu yoktur!
Sorumluluğunu alan insan, net bir hedefpeşinde koşar. Bu hedef için planlama yaparak hayatında yapacak yaratıcı şeyler bulur. Çünkü plan, “hedeflerin (neyi başarmak istediğiniz) ve eylemlerin (ona nasıl ulaşacağınız) kombinasyonundan başka bir şey değildir!” Plan yapan sorumluluk sahibi herkes, ne yapmak istediğini önceden düşündüğü için daha etkili olur. Hedeflere ulaşmak için tamamlaması gereken adımları netleştirir. Böylelikle becerilerini geliştirecek işlere koyulur. Geriye bakarak kendini eleştirir, ileriye bakarak hedefini geliştirir.
Sorumlu insanlar sadece becerileriyle değil, etkin kararlar alarak da kapasite üretir. Bu süreçte sorunu anlama, tanımlama, tasnif ve buna uygun eylemlerle olumlu sonuçlar üretir. İstişare ile kazandığı birikimi, iletişime zenginlik katan yöntemlerle zenginleştirir. Korkunun bir tepki, cesaretin bir karar, kararın da bilinçli eylemler bütünü olduğunu bilir. Bu bilinçle; çok fazla karar almaz, fark oluşturan kararlar alır! Oluşan bilinçli eylemler “yönetim geliştirme” ile becerilere, “yönetici geliştirme” ile gönüllüye odaklanır ve hizmet ortamı sunar.
“Zor zamanlar güçlü insanlar çıkarır. Güçlü insanlar iyi zamanlar yaşatır. İyi zamanlar zayıf insanlar getirir. Zayıf insanlar zor zamanlara yol açar!” Bu döngünün sonundayız, zor zamanlardayız, o hâlde güçlü insanların çıkmasına hazırlanalım. Çünkü, yaşadığımız sorunların derinliklerine indiğinizde ne istediğini bilmeyenlerin eliyle gerçekleştiği, çözümün ise sadece ne istediğini bilenlerce sağlandığı görülecektir.
Her şey, anın sorumluluğunu yerine getiren bir insanla başlar ve insanla çalışmak her zaman kazandırır. Yöntemi ise “birikimden senteze” yolculuktur. Bu yolculukta hem inovasyon hem de motivasyon kazandıran tek şey sorumluluk almaktır. Sorumluluk, birlikte çalıştığı insanlara kolaylaştırıcı ve müjdeleyici yöntemle yaklaşarak yeni süreçlere kapı aralar.Sıradan insanların olağanüstü şeyler yapmasına imkân tanır. Sürekli değerlendiren ve geliştiren uygulamalarla güven tazeler. Kaynak geliştirme ve katılımcılık becerisiyle en güzel yönetişimi sergiler.
Örgütsel zekâ, tasarım ve teknoloji yönetimi gibi dinamik yetenekleri geliştirir.Hayatın değerini ortaya çıkaran en değerli çalışma budur.