Millî Eğitim Bakanlığı 19 Kasım’da yapacağı sınavda 70 puan alan, meslekte 10 yılını tamamlayanlara Uzman Öğretmenlik; 20 yılı tamamlayanlara Başöğretmenlik unvanı vermeye hazırlanmaktadır. Sadece sınava endeksli bir kariyer sistemi doğru değildir.
Branş farklılıklarını gözetmeyen, çalışma başarısını değerlendirmeyen, liyakati göz önünde bulundurmayan; sadece bir sınavdaki başarıya bağlanan kariyer uygulamasının adil ve hakkaniyetli bir uygulama olmayacağı açıktır.
Kariyer, sadece sınavla değil; çalışmayla, eğitimle kazanılmalıdır. Sınav, kariyer basamaklarında yükselmek isteyenlerin özel eğitimlerine ve çalışmalarına açılan kapı olmalıdır. Sınavdan sonra, şartları ve sınırları belirlenmiş çalışma neticesinde başarılı olanlara yükselme imkânı verilmelidir.
Kariyer basamaklarında adı konan uzmanlık ve başöğretmenliğin tanımının yapılmamış olması ise ayrı bir sorundur. Uzman öğretmenlik nedir, sorumlulukları nedir, uzmanlığın uygulamada karşılığı ne olacaktır? Bunlar belirlenmiş değildir. Aynı sorular ve sorunlar Başöğretmenlik için de geçerlidir.
Şu anki durumda uzman öğretmenlik ve başöğretmenlik tanımlanmamış, yetki ve sorumlulukları belirlenmemiş, sadece maddî olarak alacakları miktara endekslenmiş durumdadır. Bu durum ise uzman öğretmenliği ve başöğretmenliği maddî çıkarlara indirgemektedir ve değersizleştirmektedir.
Sonuç olarak; bu yanlış uygulamadan acilen dönülmeli, kariyer basamaklarının içeriği açıkça tanımlanmalı ve işleyiş sadece bir sınava endeksli uygulama olmaktan kurtarılmalıdır.
Sınav iptal edilmeli, sınav yerine öğretmenlerimiz alan uzmanlığına yönlendirilmelidir.
Şubat 2022’de yayınlanan 7354 sayılı kanunun adı her ne kadar “Öğretmenlik Meslek Kanunu” olsa da içerik olarak sadece aday öğretmenlik ve adaylığın kaldırılması ile kariyer basamaklarını ve 3600 ek göstergeyi içermektedir. 7354 sayılı kanun bu haliyle Öğretmenlik Meslek Kanunu değildir.
Çünkü kanunda öğretmenlerin özlük hakları, öğretmen görev ve sorumlulukları, şiddete karşı güvence; öğretmenlerin yetiştirilmesi, atamaları, yer değiştirmeleri, idarecilik ve sorunları gibi birçok konu eksiktir. Bu kanunda özel sektörde çalışan öğretmenler, sözleşmeli öğretmenler, ücretli öğretmenler yoktur. Müfettiş seçim ve atama kıstasları ve özlük hakları yoktur.
Öğretmenlik Meslek Kanunu yeniden hazırlanmalıdır. Öğretmenlerin ve öğretmenliğin bütün meselelerini kapsayıcı ve çözüm üreten bir kanun olmalıdır.
KPSS sınavında yaşanan gelişmeler üzüntü vericidir. Yaşanan bu gelişmeler okullarımızda akademik başarının yanı sıra; ahlak, maneviyat, dürüstlük, adalet gibi önemli kazanımların ihmal edildiğininde göstergesidir.
Eğitim öğretimde ahlak ve maneviyat ilkesi ihmal edilmesinin sonuçlarından sadece birisidir bu durum. Bu olay göstermiştir ki, gençlerimizi yetiştirirken akademik başarı kadar, ahlakî ve manevi değerleri öğretmek, hak ve adalet duygusunu kazandırmak da gereklidir.
Olaylar göstermektedir ki eğitim sistemi ve ders müfredatları yeniden düzenlenmeli inanç, ahlak ve kültürümüze uygun hale getirilmelidir.